HEDİYE..

Hep genç kızken hayal edersin ya evleneceğin adamı,giyeceğin gelinliği,evleneceğin yeri..benim hiç öyle hayallerim olmadı.kendimi ne prenses olarak ne de bahtsız sinderella gibi düşünmedim.beni kurtarmaya gelen bir beyaz atlı prensim olmadım hayallerimde.zaten öyle hikayelerde hiç cezbetmedi beni.ta ki LOVE STORY i seyredene kadar.ben daha doğmadan çekilmiş,bu kadar basit konusu olan bir film benim hayatımı değiştirdi.sayamayacağım kadar çok seyrettim.her seyrettiğimde sonunu bilmeme rağmen saatlerce gözyaşı döktüm hep.onlar benim idolüm,yüzyılın çiftiydi.aşk öyle olmalıydı.işte benim beyaz atlı prensim beni kötülerden kurtaracak tek kahramanım oydu.ryan o neill gibi bir adam..hayalimde ki adam hafif dalgalı saçlı,güzel burunlu,en sevdiğim yeri de boynunun arkasındaki sarı tüyleri olmalıydı.aslında öyle bir adamla uzun bir süre aynı yerde çalıştım ben ama nedense onu hiç görmedim.burnumun dibindeydi.arada kısa sohbetlerimiz olurdu,hatta bir gün yemek bile yedik öğle arasında.sadece o gün yemekte tek unutmadığım çok güzel bakmasıydı.ama ben ona hiç beyaz atlı prensim gözüyle bakmadım.aslında çok yakışıklı bir adamdı,iyi biriydi.bir de hiç unutmadığım tiki vardı.boş bir anında dokunursanız küfür etmek ister ama terbiyesini bozmaz “az çek üstü kuru olsun”derdi.tanıdığım en komik adamdı.ama olmadı zaten sonra işten ayrıldı,gitti.bir daha haber alamadım ondan.seneler geçti bende işten ayrıldım,mutsuz zamanlarResim geçirdim.yeni bir işe başladığım ilk gün Allah’ım lütfen bana mutlu olmam için bir şans ver dedim.bir alışveriş merkezinde ki mağazada işe başladım.mağazanın her yeri cam olduğu için karşıdaki mağazayı olduğu gibi görebiliyorsun.tam karşı mağazada hafif dalgalı saçlı,boynunda sarı tüyleri olan,ryan o neiil duruyor iyi de ben bu adamı tanıyorum.aaaa mağazada beraber çalışmıştık,tiki olan çocuk hey allahım adı neydi..daha bunamadım ama adını hatırlamıyorum rezilliğe bak.gitsem yanına hatırlar mı hatırlarsa ben ne diyeceğim.merhaba şey….ya da hey yakışıklı naber, yooo hiç tarzım değil yapamam.artık allah nasıl bir cesaret verdiyse gittim mağazanın içine giremiyorum ondan hariç iki kişi daha var rezilliğim sınırları aşmasın.ben mağazanın önünde dururken arkası dönüktü içimden dua ediyorum bir an önce dönüp beni görsün diye yoksa ciğerci kedisi gibi orda bekliyeceğim.alllahtan bu azap uzun sürmedi döndü ve beni gördü.o ilk bakışını unutamam gelip sarılışını Ahu’m gelmiş deyişini..o mutlu,ben rezilim çünkü hala adını hatırlamıyorum.Allah’tan arkadaşım geldi de tanıştırayım alp dedim o da ben HÜSEYİN dedi.daha önce Hüseyin isimli hiç kimseyi tanımamıştım,ama bilemezdim ki o günden sonra kalbimde uçan kelebeleklerin her yere Hüseyin yazacağını,hayatımın anlamı olacağını,12 sene sonra bile ona delice aşık  olacağımı bilemezdim.en sevdiğim filmi oturup onunla izleyeceğimi sonunda beraber ağlıyacağımızı bilemezdim.onunla beraberken onu bu kadar özliyeceğimi,sabahları  onunla uyanmanın daha mutlu ettiğini,o yokken herşeye karşı güçsüz olduğumu,onsuz herşeyin daha zor ve anlamsız olduğunu,onun bir gülüşünün dünyalara bedel olduğunu bilemezdim.bugün onun doğum günü.benim için çok önemli bir gün çünkü benim sevgilim doğdu ve Allah onu bana yazdı.Allah’ın bana verdiği ilk şansım,ilk hediyem…doğum günün kutlu olsun iyi ki doğdun sevgilim…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: